2025.11.29 10:31 Son Güncellenme: 2025.11.29 11:58 - SİYASET
CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nın ikinci gün maratonu saat 10.00'da başladı. Bugün "genel başkanlık" seçimi yapılacak. CHP içinde bir yılda üçüncü kez genel başkan seçilmiş olacak. İşte CHP 39. Olağan Kurultayı'nda anbean yaşananlar...
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 'Şimdi iktidar zamanı' sloganıyla düzenlediği 39'uncu Olağan Kurultayı'nın ikinci günü saat 10.00 itibarıyla başladı.
İkinci günde "genel başkan" seçimi yapılacak.
Kurultay salonuna 'Güçlü Yurttaş', 'Güvenli Gelecek', 'Kazanan Türkiye' pankartları asıldı. Salonda ayrıca tutuklu belediye başkanlarının fotoğraflarının bulunduğu bir pankart da yer aldı.
KURULTAYDA ÇOK KONUŞULACAK PANKART
CHP'nin "Şimdi İktidar Zamanı" Kurultayı'nda, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın resimlerinin olduğu "Doğru duvar yıkılmaz" pankartı asıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in salona girişi beklenirken tutuklu belediye başkanlarının ismi tek tek anons edildi, kurultay katılımcıları her isimden sonra salondakiler 'Burada' diye karşılık verdi.
"'ZİNDANLARDA TUTSAK EDİLEN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZA SELAM"
Tüm isimler anons edildikten sonra 'Zindanlarda tutsak edilen belediye başkanlarımıza selam gönderiyoruz' denildi.
Öte yandan kurultay salonunda Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Volkan Konak ve Edip Akbayram'ın şarkıları çalındı.
ÖZGÜR ÖZEL KURULTAY SALONUNDA
CHP lideri Özgür Özel, saat 10.15'te Ankara Spor Salonu'na geldi.

Özel, kurultay salonunda eşi Didem Özel, ve CHP eski genel başkanlarından Murat Karayalçın ile yan yana oturuyor.
CHP liderinin yanında Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve Muharrem İnce gibi isimler de yer alıyor.
ALMANYA SDP EŞ GENEL BAŞKANI'NDAN, CHP KURULTAYINA MESAJ
Almanya SPD Eş Genel Başkanı Almanya Başbakan Yardımsıcı Lars, CHP kurultayına mesaj gönderdi.
Lars'ın mesajında, özetle şunlar kaydedildi:
"Zor zamanlarda düzenlenen parti kongrelerinize iyi duygularımı gönderiyorum. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü için verdiğiniz mücadeleyi takip ediyoruz. Türkiye'de hukukun üstünlüğü ilkesinin sürekli aşındırılmasını üzüntüyle izliyoruz. Muhalif siyasetçilere yönelik hareket ettirmeme çabası kaygı vericidir. Halkın gerçek sorunlarını dile getiriyorsunuz. Derin ve sarsılmaz işbirliğimizden emin olabilirsiniz."
EKREM İMAMOĞLU, KURULTAYA MESAJ GÖNDERDİ
CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun mesajı okundu.
İmamoğlu, iktidarın baskı politikalarına vurgu yaptığı açıklamasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal duruma ilişkin mesajlar verdi.
Türkiye'nin Meclis'le değil Saray'la yönetildiğini belirten İmamoğlu, ülkenin bir reform hamlesine ihtiyaç duyduğunu kaydetti. İmamoğlu, bunu ancak CHP'nin gerçekleştirebileceğini söyledi.
İmamoğlu'nun mesajında şu ifadeler yer aldı:
"Sevgili CHP'liler sizi Silivri zindanından selamlıyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım, uzun zamandır zorlu bir süreçten geçen ülkemiz büyük bir kavşağa yaklaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi 31 Mart 2024 seçimlerinden 1. parti olarak çıktıktan sonra yaşadıklarımız tarihsel bir eşikte olduğumuzu gösteriyor. 23 senedir ülkeyi yönetenler kaybetmeye mahkum oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil. 19 Mart 2025'ten beri yaşadıklarımız iktidardakilerin kendilerinden başkasının seçimleri kazanmasını engellemek için her yola başvurabileceklerini gösteriyor.
Türkiye'yi iktidarların demokratik seçimler yoluyla değiştiği bir ülke olmaktan çıkarmaya çalışıyor olabilirler. Böyle bir eşikteyiz. Fakat biz her zamankinden daha güçlü bir şekilde egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demekten vazgeçmeyeceğiz. Atamızın ve şehitlerimizin emaneti bu cennet vatanı, rejimlerin en faziletlisi olan Cumhuriyetimizin 2. yüzyılında daha demokratik, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye haline getirmek zorundayız. 39. kurultayımız bu tarihsel eşikten nasıl geçeceğimizi tayin edecek, seçimlerden önceki son olağan kurultayımız olduğu için önemi çok büyük. Partimiz için de, ülkemiz için de. Kurultayımız yeni programla partimize yön verirken, ülkemize de yol gösterecek. Seçeceğimiz yeni yönetimle partimizi güçlendirirken, milletin de yolunu açacak.
Sevgili yol arkadaşlarım, sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır. Kurucusu olduğumuz Cumhuriyetimiz, banisi olduğumuz demokrasimiz hayati sorunlarla boğuşuyor. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temeli meclisimiz felç edilmiş halde. Ülkemiz meclisten değil, danışmanlarla doldurulmuş saraydan yönetiliyor.
Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü prensipleri askıda. Bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı sarayın emrinde. Medya tek tip, fikir hürriyeti yok. Ağzını açan Silivri'ye kapatılıyor. Televizyon kanallarına el konuluyor. Bağımsız gazetecilik faaliyeti yürüten kişiler asılsız suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Demokrasimiz gibi ekonomimiz de çöküyor. Tarım bitme noktasında. Sanayi üretimi giderek azalıyor. Küçük bir azınlık servetine servet katarken vatandaşlarımızın yarısından fazlası açlık ya da yoksulluk sınırında bir hayata mahkum. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getiren bu kara düzen milletimizin kanını emiyor. Gıda ürünlerinin fiyatları, kiralar kontrolden çıkmış halde.
Çocuklarımız işsiz ve ümitsiz, geleceklerini başka ülkelerde arıyor. Gençler evlenemiyor. Evlenenler çocuk yapmıyor. Aile kurumu ve değerlerimiz büyük zarar görüyor. Doğurganlık hızımız o kadar azaldı ki bir nüfus krizine, demografik bir krize doğru gidiyoruz. Sevgili dava arkadaşlarım, demokrasimiz ve ekonomimiz çökerken dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Devletlerarası ilişkiler, dünya ekonomisi ve uluslararası ticaret hızla değişiyor. Yapay zeka, dijital dönüşüm ve teknolojik ilerlemeler ekonomileri, üretim, tüketim ve bölüşüm süreçlerini köklü bir biçimde dönüştürüyor.
Dünya ticaretinin rotaları değişiyor. Değişen sadece dünya ekonomisi, dünya ticareti değil. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan uluslararası düzen de değişiyor. Küresel siyasete belirsizlik ve kuralsızlık hakim. Devletler arası ittifaklar yerini yenilerine bırakırken müttefikler ve rakipler arası ilişkiler değişiyor. Askeri çatışmalar ve çatışma potansiyeli artıyor. Hatta sivillerin, masumların göz göre göre katledildiği ve maalesef tüm dünyanın seyretmekle yetindiği bir tabloyu yaşıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin cefakar mensupları, Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz bu kadar büyük sorunlarla boğuşurken dünyada yaşanan bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalamamız imkansız. Değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulmamız mümkün değil. Daha kötüsü, bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalayamazsak, ülkemizi değişen uluslararası düzene hazırlayamazsak, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin sorunları daha da büyüyecek. İşin şakası yok. Ülkemiz gerçek bir yol ayrımında.
Daha önce birkaç kez olduğu gibi 19. yüzyılın başında Osmanlı Devleti'nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca da bir yol ayrımına gelmiştik. 1. Dünya Savaşı'ndan yenilerek çıktığımızda da her iki yol ayrımında da büyük hamleler yapmış, ülkemizi daha büyük felaketlerden korumuştuk. Osmanlı Devleti'nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca tanzimat fermanını ilan etmiş, 1. Dünya Savaşı'ndan yenilerek çıktığımızdaysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşımızı verip Cumhuriyeti kurmuştuk. Her iki eşikten de büyük reformlar yaparak geçtik. Ülkemiz bugün yine büyük bir yol ayrımında. Yine büyük bir reform hamlesine ihtiyacımız var.
Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bekası için değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulabilmek için büyük bir reform hamlesi yapmamız gerekiyor. Ancak vaziyet ortada. Bugünkü iktidarla bu mümkün değil. Sorunlarımızın kaynağıyla sorunlarımızı çözmemiz imkansız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kıymetli mensupları, ülkemizin kuvvetle ihtiyaç duyduğu reform hamlesini ancak biz yapabiliriz. Ancak CHP ülkenin makus taliini yüzyıl yıl önce olduğu gibi değiştirebilir.
Türkiye ancak CHP iktidarında Cumhuriyeti kurarken yaptığımız gibi bir reform hamlesi yapabilir. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bekası için ülkemizin CHP iktidarına ihtiyacı var. Sevgili yol arkadaşlarım, 39. kurultayımız CHP'yi iktidar yapacak yolun döşeneceği kurultaydır. Partimizin 2023'teki değişim kurultayına hazırlanırken bir tespitte, bir de vaatte bulunduk. CHP değişirse Türkiye değişir. CHP değişecek, Türkiye değişecek dedik. Kıymetli Genel Başkanımız, dava arkadaşım Özgür Özel'in liderliğinde 2023'te CHP'nin değişim sürecini başlattık. Sonucunu da aldık. 2024'teki yerel seçimlerden büyük bir zaferle çıktık. Türkiye nüfusunun %60'ının yaşadığı şehirlerde belediye başkanlıklarını biz kazandık. Seçimlerdeki başarımızın arkasında başta siz partililerimizin inancı, gayreti, özverisi vardı elbette. Bir de vatandaşlarımızı CHP'nin herkesin partisi olduğuna ve CHP'nin belediyelerimizi herkesten daha iyi yönetebileceğine ikna etmemiz. 2023 kurultayında CHP'yi herkesin partisi yapmaya ve Türkiye'yi CHP'nin daha iyi yönetebileceğini göstermeye karar vermiştik. Bu yolda çok mesafe aldık.
Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin her yerinden insanlarımızın umutla baktığı bir parti haline getirdik. Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, dindarın, sekülerin, gencin, yaşlının herkesin partisi yaptık. Kıymetli dava arkadaşlarım. CHP bugün Türkiye'nin 1. partisiyse CHP'yi herkesin evi haline getirdiğimiz içindir. Kimsenin inancıyla, diliyle, kılığıyla, kıyafetiyle, yaşam tarzıyla bir sorunumuz olmadığı ve bunu milletimize samimiyetle gösterdiğimiz için 1. partiyiz. Herkesi makbul, her vatandaşımızı muteber bildiğimiz için 1. partiyiz. Kutuplaştırmadığımız, kucaklaştığımız için 1. partiyiz. Fatih Sultan Mehmet'i de, Atatürk'ü de aynı aşkla sevdiğimiz için 1. partiyiz. CHP bugün Türkiye'nin 1. partisiyse kazandığımız belediyeleri daha iyi yönettiğimiz içindir. Ankara'da, Mersin'de, Adana'da, Esenyurt'ta, İstanbul'da şehirlerimizi yağmalatmadığımız, şehirlerimizi daha iyi yönettiğimiz için 1. partiyiz. Kaynaklarımız kesilmesine rağmen herkesten daha çok metro yaptığımız için 1. partiyiz. Belediyelerimiz dar gelirliği, kent yoksullarını, yoksulu koruduğu için kimseyi arkada bırakmadığımız için 1. partiyiz. Anne kartla kadınlarımıza, kent lokantalarıyla dar gelirlilerimize, emeklilerimize hizmet verdiğimiz için 1. partiyiz. Sevgili yol arkadaşlarım, CHP'de değişim aşısı tutmuş, CHP değişmiştir. Değişmeye ve gelişmeye de devam edecektir. Değişen CHP Türkiye'nin 1. partisidir. CHP değiştiğini 19 Mart'tan bu yana ülkenin dört bir yanında kendi kaderine, tayin hakkına sahip çıkan genci, yaşlısı, kadını, erkeği her görüşten insanıyla meydan meydan büyüttüğü direnişle gösteriyor.
Milletimiz değişen CHP'nin bu direnişinin ülkemizin adalet ve özgürlük mücadelesi, refah mücadelesi olduğunu bildiği için bizimle yürüyor. Devletin gücünü yargı vesayetiyle kendine yöneltenlere karşı millet bizimledir. Biz milletimizin yanındayız. Şimdi misyonumuz bellidir. Tüm demokratları bu iktidar yürüyüşünün yolcusu yapmak. CHP'yi açık ara 1. parti yaparak iktidara gelmek. CHP'yi iktidar yapıp ülkemizin ihtiyaç duyduğu büyük reform hamlesini başlatmak. Ülkemizi büyük Atatürk'ün vasiyetine uygun biçimde muassır medeniyetler seviyesine çıkarmak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kıymetli mensupları, şimdi siz dışarıda, biz hapiste hepimizin önünde bir görev var. Daha çok vatandaşımıza CHP'nin herkesin evi olduğunu anlatmalıyız. Daha çok vatandaşımızı Türkiye'yi CHP'nin daha iyi yöneteceğine ikna etmeliyiz. Kurultayımızı tamamladıktan sonra seçimlere kadar hiçbirimize dur durak yok. Ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle vatandaşlarımıza CHP'nin herkesin evi olduğunu anlatalım. CHP'nin kimsenin diliyle, inancıyla, yaşam tarzıyla derdinin olmadığını, CHP'nin Türk'ün de, Kürt'ün de, Sünni'nin de, Alevi'nin de, dindarın da, sekülerin de partisi olduğunu anlatalım. Herkese anlatalım. CHP herkesin partisidir. CHP barıştan, özgürlükten, eşitlikten yanadır. Herkese anlatalım. CHP Cumhuriyetin de teminatıdır, demokrasinin de. CHP Türkiye'nin birliğinin de teminatıdır. Kürt meselesinin demokratik çözümünün de. CHP din ve vicdan özgürlüğünün de teminatıdır, fikir hürriyetinin de. Herkese anlatalım.
"CHP ÇÖZÜM SÜRECİNİN YANINDA, KENDİ BİLDİĞİNCE KENDİ ÜSLUBUNCA"
CHP terörsüz ve demokratik Türkiye adıyla yürütülen çözüm sürecinin yanındadır. Tamamlanana kadar da yanında olacaktır. Ama kendi bildiğince, kendi üslubunca. CHP Kürt sorununun demokratik, kapsayıcı, ciddi ve şeffaf bir biçimde çözümünden yanadır. CHP silahların bırakılması ve Kürt sorununun meclis zemininde eşit vatandaşlık ve kardeşlik prensipleriyle çözümü için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Herkese anlatalım. CHP Türkiye'yi akılla, bilimle, istişareyle, uzmanlıkla, liyakatle yönetmeye hazır. CHP ülkemizin ihtiyaç duyduğu büyük reform hamlesini yapmaya hazır. CHP ülkemizi muassır medeniyete eriştirmek için Cumhuriyet gibi bir reform hareketini başlatmaya hazır. Sevgili yol arkadaşlarım, herkese anlatalım. CHP iktidarında parlamenter sisteme döneceğiz. Saraydan değil, meclisten yöneteceğiz. CHP iktidarında adaleti yeniden devletin temeli yapacağız. CHP iktidarında Türk, Kürt, Alevi, Sünni herkes eşit, herkes özgür olacak. Herkese anlatalım. CHP iktidarında Türkiye bölgesinde yıldız gibi parlayacak. Türk ordusu güçlü, hazır ve caydırıcı olacak. Herkese anlatalım. CHP iktidarında üretim ekonomisine geçeceğiz. Ekonomik büyümemizi dış borçla değil verimliliği arttırarak, arzı büyüterek gerçekleştireceğiz. Yalnız inşaata değil, aynı zamanda üretime yatırım yapacağız.
Anadolu Kalkınma Yolu'nu inşa edecek, ülkemizi uluslararası ticaretin geçiş noktası yapacağız. Türkiye Ulusal Kalkınma Fonu'nu kuracak teknoloji kentleri inşa edeceğiz. Dünya değişirken bu kez seyretmeyeceğiz. Herkese anlatalım. CHP iktidarında gıda fiyatlarını düşürecek, köylerimizi şenlendireceğiz. Herkese anlatalım. CHP iktidarında parasız eğitimi, nitelikli, nitelikli eğitimi parasız yapacağız. Devlet okullarını yeniden ülkenin en iyi okulları yapacağız. CHP iktidarında çocuklarımız okula aç gitmeyecek, okulda aç kalmayacak. Herkese anlatalım. CHP iktidarında temel vatandaşlık geliriyle her eve en az bir asgari ücret tutarında para girecek. Herkes başını sokacak bir ev bulacak. Herkese anlatalım.
CHP iktidarında aileyi koruyacak, kadınları erkeklere ve piyasaya ezdirmeyeceğiz. Gençlere iş bulacağız. İşe yarar eğitim vereceğiz. Herkese anlatalım. CHP iktidarında yerinden yöneteceğiz. Şehirlerimizi dayanıklı, şehirlerimizde hayatı güvenli, ferah ve ucuz kılacağız. Kıymetli yol arkadaşlarım, sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır. Ancak biz CHP'yiz. Zor günlerin, zor zamanların partisiyiz. Nasıl ki 1. Dünya Savaşı'nın yıkıntılarından bu ülkeyi ayağa kaldırıp Cumhuriyeti kurduysak, nasıl ki az zamanda çok iş başarıp genç Türkiye Cumhuriyeti'ne dünyada saygın bir yer kazandırdıysak, nasıl ki 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkeyi çok partili sisteme geçirdiysek bugün de demokrasimizin ve Cumhuriyetimizin bekası için gereken büyük reformları biz yapabiliriz. Sevgili dava arkadaşlarım, milyonların gözü üzerimizde. Milyonların ümidi biziz. Bu ülkenin milyonları 2024 seçimlerinde üzerine düşeni yaptı ve iktidarı değiştir
mek istediğini gösterdi. Bu ülkenin milyonları 19 Mart 2025'ten beridir her gün ama her gün bu beceriksiz, bu zorba iktidardan kurtulmak istediğini haykırıyor. Şimdi sorumluluk bizim. Sorumluluk, görev biz CHP'lilerin. Milyonların arzusuna sahip çıkacağız. Milyonların ümidini gerçekleştireceğiz. Milyonlar CHP'ye hazır. Türkiye CHP'ye hazır. CHP de Türkiye'yi yönetmeye hazır. Az kaldı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin evlatları, 39. kurultayımızı bu duygularla, bu kuvvetli inançla selamlıyor, hepinize üstün başarılar diliyorum. Parti yönetiminde yer alacak arkadaşlarımı şimdiden tebrik ediyorum."
ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜDEN HAYKIRDI: 'SÖZ VERİYORUM...'
İmamoğlu'nun mesajının okunmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kürsüye çıkarak kurultayın ikinci gününün açılış konuşmasını yaptı.
Özel, kürsüye "İktidar, iktidar, iktidar" sloganlarıyla çıktı.
CHP lideri Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk? İşte teslim olmayanlar burada. İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım. Merhaba dostlarım. Merhaba dostlarım. Merhaba. Merhaba merhaba. İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız.
İki yılda kara kışlardan dar yollardan geçtik. Bize ömür biçenler oldu.Dayanamazlar dağılırlar dediler. Vazgeçerler dediler. Teslim olacaklar dediler. Ama yine buradayız. Ayaktayız. Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte. Yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte. Yine sevinçteyiz. Hepiniz, hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi'nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz, şeref verdiniz. 81 ilde 973 ilçede Baba ocağının Baba ocağının bacasını tüttürenler burada."
ÖZEL: "ATATÜRK'ÜN YAKTIĞI ATEŞİ SÖNDÜRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEMİŞTİR"
"Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir. Bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz.
Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken mahallelerden başlayarak mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile il kongrelerinden bu salona görevlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz.
Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi Örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz. İyi ki sizlerle yol arkadaşıyız. İyi ki birlikteyiz."
ÖZGÜR ÖZEL, ALTAN ÖYMEN'İ ANDI
"Altan abi oradan hepimize gurur duyan, özlem duyan gözlerle bakıyor. Bir önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane'de otobüsün üstünde birlikteydik. Hikmet Başkanımızla biraz önce telefonda konuştuk. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağının sözünü, müjdesini buradan vererek sevgili Hikmet Çetin'i selamlıyorum Genel Başkanımızı. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın'la birlikte örneğin tüzüğün mevcut genel başkan imza toplamaz. Talebi halinde adaydır. 70 imza toplamıyorsa zaten aday olmaz.
Ama imzaları mevcut genel başkan hiç toplamaz. Aday olanlar da %5'i ile aday olabilirler diyerek o bu sefer kullandığımızda ne kadar işe yarayan, tartışmaların önünü kesen gerçek konuşulacak gündem yerine gündeme sis etkisi yapacak uygulamayı genel başkanlarımızın önerisiyle örneğin tüzüğümüze derç ettik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4-9 Eylül'ü 4 Eylül Sivas Kongresi'nden 9 Eylül hem ülkenin düşman işgalinden kurtulduğu sembol güne, hem partimizin kurulduğu güne, kapatılan partimizin yeniden kurulduğu güne atfen 4-9 Eylül Kurtuluş Haftamızı bu sene yine coşkuyla kutladık."
"SÖZ VERİYORUM" DEDİ TÜM SALON AYAĞA KALKTI
"Ve size bu kurultaydan, geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için hayatımın onur meselesi sayıyorum. Geçen kurultay bu salonda, bu kürsüde 1970'lerde rahmetli Ecevit'in yaptığı gibi girdiği ikisi yerel, ikisi genel tüm seçimlerden partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı, eğer bunu başaramazsak, eğer bunu başaramazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim.
Bu sözü verdikten 4 ay, 5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, bu sözü ilk sınavda verdiğimiz sözü tutmak nasip oldu. Şimdi buradan, bu kurultaydan, 40. kurultayımızdan tarih önünde söz veriyorum: Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40. kurultay iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır."
Özel'in bu sözlerinin ardından tüm salon ayağa kalktı ve alkışladı.
BİR YILDA ÜÇ KEZ GENEL BAŞKAN SEÇİLMİŞ OLACAK
39. Kurultay'da rakipsiz görünen Özel, yeniden aday.

Özgür Özel bugünkü kurultayda da seçilirse bir yılda üç kez toplamda, dört kez CHP Genel Başkanı olarak seçilmiş olacak.
KURULTAYIN 28-29-30 KASIM PROGRAMINDA NELER VAR?
28-29-30 Kasım tarihlerinde düzenlenen kurultayın ilk gününde CHP'nin 17 yıl sonra değişiklik yapılan parti programı oylandı ve kabul edildi.
29 Kasım Cumartesi günü (bugün) genel başkan seçimi, 30 Kasım Pazar günü de Parti Meclisi üye seçimi yapılacak.
DÜN NELER YAŞANDI?
CHP'nin "Şimdi İktidar Zamanı" sloganıyla düzenlediği 39. Olağan Kurultay, 28 Kasım'da Ankara'da başladı.
Seyircisiz yapılan ilk günde salona "İmamoğlu'na özgürlük", "Umut burada, iktidar yolunda", "Özgür Türkiye, özgür kadınlar" gibi mesajlar içeren pankartlar asıldı.
Ayrıca hayatını kaybeden Altan Öymen ve Ferdi Zeyrek için anma pankartları, tutuklu başkanlarının fotoğrafları ve Saraçhane'deki "Önce adalet, önce hürriyet" pankartı da salonda yer aldı.
Kurultaya; Murat Karayalçın, Önder Sav, Muharrem İnce, Dilek İmamoğlu, Mansur Yavaş ve İBB Başkanvekili Nuri Arslan gibi isimler katıldı. Kemal Kılıçdaroğlu ise katılmadı.
Saat 10.00'da yeterli çoğunluk sağlandı ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açılış konuşmasıyla kurultay başladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından divan başkanlığına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce oy birliğiyle seçildi. Ünlüce'nin önerdiği sekiz il başkanının yer aldığı divan heyeti de delegelerce onaylandı.
Gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. Selin Sayek Böke'nin başkanlık ettiği Program Komisyonu ile Gül Çiftci'nin yönettiği Tüzük ve Yönetmelik Komisyonu kuruldu.
Kurultayda Özel dönemini anlatan "İki Yılımız", "Mücadele" ve "Kimsesizlerin kimsesi CHP" başlıklı videolar gösterildi.
PARTİ PROGRAMI
CHP'nin yeni programı, 14 aylık bir çalışmanın ardından delegelere sunuldu. Programın tanıtımını Selin Sayek Böke yaptı. Ardından 17 gölge bakan kendi alanlarında konuşmalar yaptı.
Delegelerin önerileri doğrultusunda yapılan son düzenlemelerin ardından program oy birliğiyle kabul edildi. Redaksiyon yetkisi MYK'ya verildi.
Gündemin altıncı maddesinin tamamlanmasıyla birlikte, yarın yapılacak genel başkanlık seçimleri için adaylık başvuruları açıldı.
Günün son bölümünde tüzükte 10, yönetmelikte 5 madde değiştirildi. Maddeler led ekrandan sunularak oylandı. Hiçbir öneri gelmedi, tüm değişiklikler oy birliğiyle kabul edildi.